Cin kavramı

Cinler, melekler ve şeytanlar gibi akıl ve duyu organlarımızla kavrayamadığımız, görünmeyen-bilinmeyen varlıklardandır. Cinler hakkında, tüm yaratılanların yaratıcısı Yüce Rabbimizin insanlığa ulaştırdığı mesajların bir arada olduğu Kur'an-ı Kerim de  bilmemiz gereken ölçüde bilgi verilmiştir.
Cinnin yaratılışı şu şekilde ifade olunmaktadır:
"Cinleri öz ateşten yarattı. "(Rahman Suresi) " Cinleri de daha önce zehirli ateşten yaratmıştık."(Hicr 27)
Kur'an-ı Kerim'de değişik lâfızlarda 32 yerde cinden bahsedilmektedir. Bunlardan 22'si cinn, 5'i cânn, 5'i de cinnet olarak geçmektedir;
Cinn :İsra (88), Kehf (50), Zariyat (56), Rahman (33), Araf (38,179), Neml (17,39), Fussilet (25,29), Ahkaaf (28,29),
Sebe (12,14,41), Cinn (1,5,6), En'am (100,112,128,130)
Cânn : Hicr (27), Rahman (15,39,56,74)
Cinnet : Hûd (119), Secde (13), Saffat (158) 2kez, Nâs (6)

"De ki: Cinlerden bir topluluğun  dinleyip de şöyle söyledikleri bana vahyolunmuştur: Gerçekten biz, hârikulâde güzel bir Kur'an dinledik. Doğru yola iletiyor, ona iman ettik. Kimseyi Rabbimize asla ortak koşmayacağız. Hakikat şu ki, Rabbimizin şânı çok yücedir. O, ne eş ne de çocuk edinmiştir.  Doğrusu bizim beyinsiz olanımız, Allah hakkında pekaşırı yalanlar uyduruyormuş. Halbuki biz, gerek insanlar gerekse cinler Allah hakkında asla yalan söylemezler,  sanmıştık.  Şu da gerçek ki, insanlardan bazı kimseler, cinlerden bazı kimselere sığınırlardı da, onların taşkınlıklarını arttırırlardı. Onlar da sizin sandığınız gibi, Allah'ın hiç kimseyi tekrar diriltmeyeceğini sanmışlardı. Doğrusu biz, göğü yokladık, fakat onu sert bekçilerle, alev huzmeleriyledoldurulmuş bulduk. Halbuki, biz onun bazı kısımlarında dinlemek için oturacak yerler (bulup) oturuyorduk; fakat şimdi kim dinlemek isterse, kendisini gözetleyen  bir alev  huzmesi buluyor. Bilmiyoruz, yeryüzündekilere kötülük mü murat edildi, yoksa Rableri onlara bir hayır mı diledi?  Gerçekten biz, -kimimiz sâlih kişiler, kimimiz ise bunlardan aşağıda olmak  üzere- türlü türlü yollar tutmuştuk.  Şu gerçeği şüphesiz anladık ki, biz  yeryüzünde bulunsak da Allah'ı âciz
bırakamayacağız, başka yere kaçmakla da elinden kurtulamayacağız.  Doğrusu biz, o hidayeti  işitince ona iman ettik. Kim Rabbine iman ederse,  artık ne bir eksikliğe uğratılmasından ne de haksızlık edilmesinden korkar.   İçimizde,  teslimiyet gösterenler de var, hak yoldan sapanlar da var.  Teslimiyet gösteren kimseler, doğru yolu arayanlardır. Hak yoldan sapanlara gelince, onlar cehenneme odun olmuşlardır." (Cinn Suresi 1-15)

"Aldatmak için birbirlerine cazip sözler fısıldayan cin ve insan şeytanlarını her peygambere düşman yaptık. Bu şeytanlar ahrete inanmayanların kalblerinin o sözlere  yönelmesi, ondan hoşnut olması ve kendilerinin isledikleri suçları islemeleri için böyle  yaparlar. Rabbin dileseydi bunu yapamazlardı, sen onları iftiraları ile başbaşa bırak."
(En'am Suresi 112-113)

" Allah hepsini toplayacağı gün, "Ey cin topluluğu! İnsanların çoğunu yoldan çıkardınz" der, insanlardan onlara uymuş olanlar, "Rabbimiz! Bir kısmımız bir kısmımızdan faydalandık ve bize tayin ettiğin surenin sonuna ulaştık" derler. "Cehennem, Allah'ın  dilemesine   bağlı olarak, temelli kalacağınız durağınız" der. Doğrusu Rabbin hakimdir, bilendir.  Zalimlerin bir kısmını, kazandıklarından ötürü diğer bir kısmına böylece musallat ederiz. "Ey cin ve insan topluluğu! Size ayetlerimi anlatan, bugünle karşılaşmamızdan siziuyaran peygamberler gelmedi mi?" "Kendi hakkımızda şahidiz" derler. Dunya hayati onları aldattı da inkârcı olduklarına, kendi aleyhlerinde şahidlik ettiler." (En'am Suresi 128-130)

"Cinleri öz ateşten yarattı. O halde, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz?"(Rahman Suresi 15-16)

"Ey cin ve insan toplulukları! Göklerin ve yerin çerçevesinden çıkıp gitmeye gücünüz  yetiyorsa geçin. Ancak büyük bir güçle çıkıp gidebilirsiniz."   (Rahman Suresi 33)

" Sabah gidişi bir aylık mesafe, akşam dönüşü yine bir aylık mesafe olan rüzgârı da  Süleyman'a (onun emrine) verdik ve onun için erimiş bakırı kaynağından sel gibi akıttık. Rabbinin izniyle cinlerden bir kısmı, onun önünde çalışırdı. Onlardan kim emrimizden  sapsa, ona alevli azabı tattırırdık.  Onlar Süleyman'a kalelerden, heykellerden, havuzlar kadar (geniş) leğenlerden, sabit  kazanlardan ne dilerse  yaparlardı. Ey Davud ailesi! Şükredin. Kullarımdan şükreden azdır!  Süleyman'ın ölümüne hükmettiğimiz zaman, onun öldüğünü, ancak değneğini yiyen  bir ağaç kurdu gösterdi. (Sonunda yere) yıkılınca anlaşıldı ki cinler gaybı bilselerdi, o küçük düşürücü azap içinde kalmazlardı.  " (Sebe Suresi 12-14)"

Bu bilgiler doğrudan ve işaret yoluyla verilmekte. Hadislerin ışığında açıklanma gerekirse insan benzeri varlıklardır. Yeryüzünde yaşadıkları gibi göğe de yükselebilirler. Bizim anladığımız manada ateşsel değil ışınsal yaratıklar olması muhtemeldir. Işığın enerjiye dönüştürülmesinde sağlanacak ilerlemelerle birlikte onlarla ilgili bir sır perdesininde kalkması beklenilmektedir.

Cinlerinde erkeği ve dişileri olduğu gibi onlarda ürerler ve ölürler. Akıl ve irade sahibidirler. Onlar da insanlar gibi emir ve yasaklara uymak Allah'a ibadet etmek için yaratılmışlardır. İnsanların peygamberleri onlarında peygamberleridir. Cennetle de nimetlendirilecekleri olduğu gibi Cehennemle de azablandırlacak olanları vardır.

Yeryüzündeki çalışmaları devam etmekle beraber, peygamberimizden sonragökyüzüne çıkıp bilgi edinme girişimleri, koruyucu melekler ve  delici alevlerle engellenmiştir.

Farklı kültürel seviyelerdedir. Hz.Süleyman devrinde ileri derecede bilimsel ve sanatsal etkinlikleri görülmüştür. Ordu da yer aldıkları gibi, mühendislik, ustalık ve dalgıçlık görevi yapmışlar, heykeller, büyük havuzlar ve sabit kazanlar inşa etmişlerdir. Günümüzde laboratuvar düzeyinde çalışmaları yapılmakta olan, eşyanın ışınlamasına sahip bilgiyi onlar bundan üçbin yıl önce elde etmişlerdi. Geçen bu kadar süre içinde teknolojilerinde ilerleme kaydetmedikleri düşünülemez elbette. Çağımızda görüldüğü söylenen ufolar, uçan daireler, merihliler'i n onlar olmadığı ne malum. Yeryüzü medeniyetine katkıda bulunduklarını veya bulunacaklarını, Hz.Süleyman örneği önümüzde iken söylememek mümkün mü?

Işınsal vücut yapılarından kaynaklanan hızları, engelleri aşma özellikleri yönündeki üstünlüklerinin yanısıra, mantık ve muhakeme yönünden insanlardan hayli geridirler. Ancak insanların anarşi çıkarma, kan dökme gibi bazı olumsuz özellikleri daha belirgindir.
" Hatırla ki Rabbin meleklere: Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım, dedi. Onlar: Bizler hamdinle seni tesbih ve seni takdis edip dururken, yeryüzünde fesat çıkaracak, orada kan  dökecek insanı mı halife kılıyorsun? dediler. Allah da onlara: Sizin bilemiyeceğinizi herhalde ben bilirim, dedi." (Bakara 30)

Cinler, ne geleceği bilerler ne de kendileri dışında olan olayları bilebilirler. Gayb bilgisi Allah'a mahsustur.
"De ki: Göklerde ve yerde, Allah'tan başka kimse gaybı bilmez. Ve onlar ne zaman diriltileceklerini de bilmezler" (Neml Suresi 65). Medyum, cinci ve falcıların aracılığıyla onlardan edinilecek gelecek ve geçmişe ait bilgilerle hayatı yönlendirmeye kalkışmak onlara ibadettir, ilkelliktir, çağ dışılıktır. Allah Resulü'nün ifadesiyle Kur'an-a inançsızlıktır, inkara yuvarlanmaktır. Öyle veya onlardan alınacak bilgiler İslam hukukuna göre geçersizdir. Doğruların içine ekledikleri yanlışlara güvenilebilinir mi? Hangisi doğru hangisi yanlış bilinebilinir mi? Bir kere bir ikileme düşüldükten sonra çıkılabilinir mi?

Cinlerin insanları görmelerine bir mani yoksa da vücut yapılarımızın farklılığı sebebiyle insanların onlarla işitilebilir ve görülebilir fiziksel bir beraberliğe girmelerinde engeller bulunmaktadır. Bunun yanı sıra peygamberler ve seçilmişlerin kendilkeri ile görüştükleri gerçektir. Doğruluklarına artık neredeyse kuşku duyulmayacak şekilde çoklukla yaşanan, belki de siz şu satırları okuyanlarında yaşadığı ve yaşanmaya devam eden olaylar, bir cin maskaralığı olan ruh çağırma oturumlar ve benzeri müşahedelere dayanan çeşitli TV kanallarının gizemli adlar altında yayınladıkları istisnai olaylar  insanlarla cinler arasında ilişki kurulabileceğine bir kanıt olarak niye kabul edilmesin ki?

Bu arada unutulmasın ki, onların hep görülmez olmadığını düşüncesine saplanmayalım. Bazı şeytanlaşmış insanların varlığı malumlarınızdır. Bu tip insanlardan Allah'a sığınılması Kur'an da açıklanmaktadır.
"O sinsi vesvesenin şerrinden, O ki insanların göğüslerine (kötü düşünceler) fısıldar.  Gerek cinlerden,gerek insanlardan(olan bütün vesvesecilerin şerrinden Allah'a sığınırım!" (Nas 4-6)
Bilmediğimiz yöntemlerle zarar verme kapasitesine sahip şeytanlaşmış cinler vesvese verebilir, kalplerimize şer tohumları ekebilirler. Dinimizde haram olan büyü türü işleri oyunlarına alet edebilirler.  Ancak şu unutulmamalıdır ki  mahiyeti bilinmeyen fısıldamalar dışında hayatımıza müdahale yetkileri yoktur. İnançlarını yaşayan, Allah'ı zikreden ve kendilerinden Allah'a sığınan müminler üzerinde cinlerin hiç mi hiç etkileri yoktur.
"Kur'an okuduğun zaman o kovulmuş  şeytandan Allah'a sığın!  Gerçek şu ki: İman edip de yalnız Rablerine tevekkül edenler üzerinde onun (şeytanın) bir hakimiyeti yoktur. Onun hakimiyeti, ancak onu dost edinenlere ve onu Allah'a ortak koşanlaradır. Kur'an okuduğun zaman o kovulmuş  şeytandan Allah'a sığın! " (Nahl 98-100)
Bilinmelidir ki cinlerin muminleri, insanların müminleri gibi bizim kardeşlerimiz, dünya ve ahiret dostlarımızdır.

Bizler gibi mükellef varlıklar olan cinler kendileri gibi görünmeyen olan, müşterek düşmanlarımız olan şeytanlar tarafından saptırılmaya çalışılmaktadır. Görrünmez olmalarından dolayı onları birbiriyle karıştırmamak lazımdır. Şeytanlar cinlerden farklı olup şerlere odaklanmış varlıklardır.

Varlıkları peygamberimiz tarafından açıklanan cinler aleminin hayvanları, mükellef varlıklar olan cinlerle karıştırılarak cinlerin yılan ve köpek gibi suretlere girdikleri  yanılgısına düşülebilimnmektedir. Allah'a muhatap olma yüceliğine erdirilmiş, Kur'an insanı olmaya aday varlıklar olan sorumlu cinlerin hayvan suretlerine sokulup korku salınması maalesef hadislere kadar sokulabilmiştir.

Bir diğer yanıltıcı husus da bazı hadisler de hastalık etkeni olarak gösterilen ve görünmez olma nitelikleri sebebiyle kendilerine görünmez varlıklar anlamına cin denilen mikroplar türünde varlıkların, mükellef varlıklar olan cinleranlamına algılatabilmesidir. Bu bir hatadır, bu hataya düşmemelidir.

 
CİN NEDİR

Hacmi ve kutlesi olmayan ,bu alemde baska bir boyutta yasayan varliklardir.Butun semavi dinlerde, insanlari yaratan o yuce varligin, insanlarla beraber cinleri de yarattigini, insanlardan istedigi kulluk vazifesini, cinlerden de istedigini biliyoruz. Onlarin da bizim gibi topluluklar oldugunu, dogup, yasayip, olduklerini,yiyip ictiklerini, erkek ve kadinlardan olustuklarini, ve bizimle ayni ortamlarda yasadiklarini da biliyoruz.Bizden farkli yonleri ise gorunmemeleri, olan olaylardan ve yasanilan her seyden haberdar olmalari, seyehatleri icin bir vasitaya ihtiyaclarinin olmamasi...Cinler icinde iyi niyetli olanlar oldugu gibi kotu niyetli cinlerin de bulundugunu biliyoruz.

Iste karabasan olayini kotu niyetli cinlere baglayan yorumlardan bazilari.
Bu halk arasinda karabasan denilen seye dinimizce cin denilir ve fatihalarla giderilmeye calisilir.Gece yatmadan Ayetel Kursi okursaniz gelmez.Cunku 7 kere Ayetel Kursi okuyani sabaha kadar iki melek basinda bekler.Keske dinimiz biraz daha yaygin olabilse o bir derya.Destikce icinden neler neler cikiyor insana faydali olan.Bir zamanlar bana da aynisi oluyordu.Mesela bir defasinda ruyamda kendimi gordum.Yatagimda yatiyordum sonra odaya siyah bir karanligin yatagimin yanina geldigini gordum ve sonra uzerime bastirdi konusamiyordum. Eskiden cenabet yatmama baglardim sonra namaz kilmaya basladim.Simdi cenabet yatsam da hic bir sorun olmuyor.Iyi cin kotu cin tarzi seyler vardir.Iyi cinler de sevdikleri insanlarin yanina kotuleri yaklastirmiyor,Namazin bilmedigimiz bir cok faydasi var.Verebilecegim en iyi tavsiye odur.Namaz kilinan evleri bu kotu cinler hic sevmez.Ayni sekilde temiz evleri de sevmezler..Yataginizin da , ustunuzdekilerin de temizligine dikkat edin.

Merahabalar su karabasan hakkinda bazi bilgilerimi aktarmak istiyorum.Bunlar kotu kalpli diye tabir edilen cinlerdir.Aslinda bunlar kendi baslarina birsey yapamazlar.Muhakkak Allahin izniyle olan seylerdir.Bazi sebepleri vardir.Yatmadan once bazi dua ve sureler vardir bunlari okursan hic bir sey musallat olmaz.
Biz ona cin deriz tabi inancin varsa.Yoksa hic birsey diyemezsin.
Sevgili dostum maalesef cinler sizi esir almis bu anlattiginiz herkezin basina gelebilecek olaydir.Insanoglu uyuyunca nefsi vucudundan cikar ve hareket etmeye baslar bazi kotu niyetli cinler eger sizin nefsinizi yakalarsa birakmazlar.Siz bundan rahatsiz olsaniz bile sizi birakmazlar.Nefs vucudunuz fizik vucudunuza geri donemedigi icin, asla uyanamazsiniz, orda sesinizin cikmamasi gayet dogal cunku nefs vucud fizik vucudunun ozelliklerine sahip degildir .O anda goren nefs vucudunuzun gozleri fizik vucudunuzun degil
Karabasan denilen sey aslinda cinlerdir.Size musallat olmuslar.Cinler hakkinda gece vakti konusmayin.Kendilerinden konusulan yerlere gelirler.
Selam, cinler sizi karabasan adi verilen yontemle korkutmuslar.Bu olay herkezin basina gelen bir vakadir sakin korkmayin.Korktugunuzu anladiklari takdirde daha cok ustunuze gelecektir.En iyi cozum gece yatarken abdest alip namaz kilmaniz ve Ayetel Kursi okumanizdir.

Bu olay cinler tarafindan gerceklestiriliyor.Cinlerin seni SIKISTIRMASI gibi bir sey Korkacak bir sey yok .Karabasan esnasinda Felak ve Nas surelerini oku.Ben bir de boynumda Ayetel Kursi tasiyorum faydasi olabilir.
Ögrendigim kadariyla karabasan insana gorunen cin,Cinler normalde insana gorunmez ama istedikleri zaman yaparlar bunu.Fakat ne tur insanlara ne zaman ve nasil gorunurler kesin bilgiler yok.Insanlara fazla uzun sureli musallat olmadiklari biliniyor ama nedense size bu kadar uzun sure musaallat olmalari ilginc.Bundan kurtulmanin caresi var mi diyorsaniz, bir iki tane biliyorum uyup uymamak sizin elinizde
1-Cinlerden korunmak icin bir ayet var cin suresinin icinde .Onu bulup okumak ve mumkunse uzerinde tasimak.
2-Devamli fatiha,ihlas,nas ve felak surelerini okumak
3-Ozellikle Ayetel Kursi yi okumak.Sikintiya dustugunuzde ,karabasan geldiginde bunlari yaparsaniz sizden kacacaktir.Gecmis olsun.

Büyük bir enerji yoğunluğuna sahiptirler. Yer, zaman, mekan gibi kavramları olmayan, istediği kişi ve şekle girebilen sadece Hz.Muhammet (s.a.s) hariç) ışık hızında hareket edebilen, yeme ve barınma ihtiyaçları olan, tek tek, kabileler, guruplar halinde yaşayan, doğan ölen, yeme ve içme ihtiyaçları olan, aklı ve fikri insanlara göre çok az olup mantıkları olmayan, müslümanı, ataisti gibi inanç farklılıkları görülen ve çeşitlere ayrılan bedensiz varlılara diyebiliriz.

Yaşam da var olan her şeyin esas kaynağı olan enerji, bizim yapımız ile cinlerin yapısı arasındaki oluşum farkından dolayı onları bizden hariç meziyetler vermekte olup ama alemlerin en mükemmel varlığı olan insanı Cenabı Hak en üstün kul olarak yaratmıştır.
Onların yaşamları ile bizlerin yaşamları aynıdır hemen hemen.İnananı ve inanmayanı, sarhoşu, eğilim bozukluğu olanları, şiddet yanlıları, buna benzer bir çok özellikleri ortak noktaları diyebiliriz. Asıl fark onların bizlere oranla hızlı hareket etmelerinin yanında düşüncesel hareketlerdeki zorlanış belki de asıl farkımızı ortaya çıkarmaktadır. İnsanlar kadar akılcı ve mantıkla olaylara yaklaşamamaları ve duygularının yoğun olmayışı bizleri onlardan ayıran en büyük unsurlardan diyebiliriz.
Kendi aralarında çeşitli sınıflara ayrılırlar cinler; periler, ifritler, hüddamlar, gibi . Bu onların derece ve rütbelerini ve güçlerini sınırlarlar.
Genelde insan şeklinde görünürler, bazen kara bir kedi, köpek buna benzer hayvanların şeklinde insanlara görünürler. Müslüman olan ve olmayan gurupları vardır. Kısaca özetlemek gerekirse boşluk içinde hareket ederek bizlerle aynı mekanlarda yaşayarak bizlerin yaşantılarına karışmadan kendi yaşamlarını idame ettirirler. Fakat büyü yada benzeri etkilerde şey cinlerin devreye girerek insanların yaşamsal faktörlerini etkilemek için insan oğlunun verdiği emri yerine getirmek için olağan üstü bir çaba harcayarak görevlerini yaparlar. Eğer bu görevde başarılı olurlarsa alacakları mükafat onların en arzu ettiği ve istediği bir karşılıktır.

KARABASAN GERÇEGİ

Uyandiginiz halde yataktan kalkamamaniz, bir guc tarafindan hareketlerinizin engellenmesi, kipirdayamamaniz yada konusamamaniz, bagirmaya calistiginiz halde sesinizin tum cabalamalariniza ragmen cikmamasi, bu sure zarfinda cesitli sesler ve halusunasyonlar gormeniz yani, halk arasinda Karabasan diye tabir edilen olay.
19 yasindaydim. O zamana kadar karabasanin ne adini ne sanini duymustum. Ilk yillar sesli ve goruntulu yogun bir sekilde yasadim. Ailecek panik icerisindeydik. Caresizlikten herkezin verdigi akli uygulamaya koyulduk.Bu arada cok komik olaylar da yasadim. Dortyol agizlarina sekerli sular doktum, yatagimin altinda kuranla uyudum o olmadi bicakla uyudum o olmadi makasla uyudum o da olmadi hocaya gittik bana muska yazdi. O olaydan sonra yogunluk azaldiysa da tam olarak kesilmedi.Cahil insanlar da degiliz ama nedense o zamanlar hic aklimiza bir psikologa danismak gelmedi . Cunku birazdan anlatacagim seyler cok mistik doga ustu olaylardi.

Her olay sonrasinda yataga oturup '' Neden Ben?'' diye aglardim. Ne yapmistim acaba.Neden boyle korkunc olaylar beni bulmustu.Bu konuyu her ne kadar arastirdiysam da bir sonuca ulasamamistim. Gorduklerim ruya miydi acaba? Kendimi cok tahlil ettim .Her defasinda gozlerim acik bulundugum mekani cok iyi gorebiliyordum. Fakat bir turlu ne hareket ediyor ne de bagirabiliyordum.Hadi hareket edip bagiramiyorum tamam ama o anda duydugum sesler ya da gordugum goruntuler beni zivanadan cikariyordu . Yasadiklarimi arkadaslarima anlattigimda pek inanan olmadi.Benim gibi karabasanlar tarafindan basilanina da rastlayamamistim. Bulundugum mekani degistirirsem belki yarari olur deyip yurtdisina ciktim olmadi evlendim yine olmadi. Dindar bir teyzemize bu konuyu anlattim. Teyze bana Kuran dan bazi ayetler okudu. O gunden sonra olaylar kesildi.Arasira yine bu olayi yasasamda eskisi gibi degil artik..

Cinlerden Korunma

Cinlerden korunmak için bir çok dindışı eylemler ve uygulamalar varsa da biz İslam dışına çıkmayı düşünmüyoruz.
Cinlerden korunmak için; İslam alimleri ve konunun uzmanları özellikle, bazı ayetlerin insanın üzerinde taşınmasında yarar bulduklarını belirtmişlerdir. Bu bir muska olabilir yada vefk şeklinde tanzim edilmiş olan bir maskot olabilir, veya bir tılsım olabilir, bir gümüş üzerine nakşedilmiş olabilir, ama mutlaka kişiler üzerlerinde taşımalıdır.
Ancak bedenine cin girmiş olan kişiye bu muska yada tılsımlar bir fayda vermez; zira önce bu cin yada perilerin bedenden çıkarılması gerekmektedir.
Buda ancak konunun uzmanı cinci hocalar tarafından yapılabilir. Piyasada bulunan sahte medyumlar, cinciler, hasta insanın bedeninden cinin ancak bedene acı vererek, yani kişiyi döverek cini çıkaracağını savunan cahillere kapılmamak gerekiyor. Hiç bir şekilde kişiye acı vererek bedenden cin çıkarılamaz.

Bu açıklamalardan sonra gelelim temiz olan bedenimizi cinlerden korumaya:
Şeklin ortalardaki boş olan kısımlarına niyet etmeli ve anne adınızla kendi adınızı yazmalısınız. Hidayet Allah'tandır...