GELEN
Bu gelen ilm-i ledün sultanıdır.
Bu gelen tevhid ü irfan kanudur.
(Mevlid'den)
O, kitap kitap övülmüştür.
Büyük, küçük hiçbir ilahi kitap yoktur ki, O'nu methetmesin. Vahiyle onun
müjdesini getirir.
İşte ilk insan ve ilk Peygamber Adem aleyhisselam'a gelen kitapçıktan satırlar.
-O yer ve gök ehlinin en doğrusudur. Cömertlikte en üstündür. Kalbi ipekten daha
yumuşaktır. Çok zaman hüzünlü ve çok zaman oruçludur. Hak tealanın korkusu ile
doludur. Hep Rabbine yalvarır. Gündüzleri de ibadet eder. İnsanlarla
birliktderi. Fakat dünya sevgisi gönlüne giremez. Sır saklar ve dostluklara vefa
gösterir.
İşte İdris Peygamber'in kitapçığı;
-O, insanlarla beraber olur. Onları ağırlar. O, Allahın vaadinden asla şüphe
etmez. Yüce mevlaya pek çok ibadet eder. Kulların suzlarını bağışlar. Allah'ın
"dostum" dediği büyük peygamber İbrahim aleyhisselam'ın kitapçığı;
-O, öyle bir kimsedir ki, insanları şehvet uçurumuna düşmekten korur. Kendisine
yapılan kötülükleri affeder, günahları örter.
İşte Tavrat! Yüce Allah'la konuştuğu için "Kelimullah" sıfatlı Musa Peygamber'in
kitabı:
-O, gönlü çok zengin olan bir mübarek zattır. Yoksul, kimsesiz ve düşkünlerin
sevgilisi ve koruyucusudur. Zenginlerin hasta kalplerini tedavi eden bir manevi
tabibtir. Yaşlılara hürmet eder. Çocuklara acır ve şefkatle davranır. O
güzellerin en güzeli, temizlerin en temizidir. Sohbetinin lezzetine doyum olmaz.
Yumuşak bir ses tonu ve güler yüz-tatlı dille anlatır. Gaflet dolu kahkahalar
yerine pırlanta tebessümleri tercih. O, hükmederken çok adildir. Haksız bir iş
yaptığı görülmez. Sabrı şaşılacak kadar çoktur. Derdlere, belalara, sıkıntılara
sabreder ve yine şükreder. Fakat, Allah ve Resulüne inanmayan din düşmanları ile
en amansız şekilde cenk eden bir bahadırdır.
Savaş sonrasında hürriyetini kaybeden esirlere kötülük yapmaz. Onlara hoş
davranır. O, suratını asmayan yüzü güleç bir insandır. Öyle bir Peygamberdir ki,
hiç bir kitap, kalem ve mektebe lüzum kalmadan bütün ilimler; bilgisi, gizli,
açık her ilmi kucaklamış olan ilim sıfatlı Allahü teala tarafından her tafsilatı
ile kendisine öğretilmiştir.
Yine Tevrat'tan:
-O, Allahü teala'nın Resulüdür. Kalbi katı ve huyu kötü değildir. Aşağı şeyleri
beğenmez ve onlara iltifat etmez. Her yerde ve her zaman ölçülü konuşur. Suçları
affeder. Ümmeti güzel ahlaklıdır. Minarelerden namaza davet eden müezzinleri
işitince abdest alıp camiye koşar, düzgün saf yapar, bir hizada dururlar. O'nun
ümmeti, geceleri de zikreder ve ibadet yapar. Örtünmeye dikkat ederler...
Mekke'de dünyaya gelecek, bütün insanları Hakka davet edecektir. O benim ismi
Muhammed olan Peygamberimdir. O'nun varlığı yüzsuyu hürmetine gözlerden perde
kalkar, kulaklar işitir, kalp gözleri açılır. O, bozuk dinleri ortadan kaldırıp
hak olan islamiyeti yeryüzüne iyice yerleştirmedikten sonra ömrüne son vermem.
Bu da sesi güzel Peygamber Davut aleyhisselam'a inen Zebur:
-O'nun eli açıktır. Hiç kızmaz. Yüzü güzel, boyu güzel, huyu güzel, sözü
güzeldir. Sözleri gönülleri rahatlatır; ruhları huzura kavuşturur. Nur yüzlü bu
peygamber nefsi eve kalbi hasta insanların hakiki tabibidir. O, ölüm anını,
mezarı, mahşeri ve cehennemi düşünerek çok ağlar, çok düşünür, az konuşur, az
uyur, az güler, gülüşü tebessüm şeklindedir.
Bu övgüler de göğe çekilen büyük Peygamber İsa aleyhisselam'ın kitabı İncil'den:
-O, az yemek yer. Cimrilikten hoşlanmaz. Kimseyi çekiştirmez. Aceleci değildir.
Hile yapmaz. Kötü söz konuşmaz. Kendisi için intikam almaz. Tembel değildir. Aza
kanaat edip, çoğu ihsan eder. O'nun işleri ve tercihleri aşırılıklardan uzak ve
bunların ortası üzeredir. Yerde ve gökte yaşayanların medarı iftiharıdır. O,
günaha batmış olanların şefaatçısı, onsekizbin alemin rahmetidir. Cennette
kıymetli kevser suyunu o dağıtacaktır. Daima doğruluk üzre ve daima ihlaslıdır.
Dili her an Kur'an-ı anar. O öyle üstün vasıflarla yaratılmıştır ki, gözleri
uyusa kalbi uyanık kalır. İnsanlardın gelen eza ve cefaya katlanır da yine
şefaati bırakmaz.
Kıyamet vakti herkes, o ana baba gününün dehşetinden adeta akıl ve şuurunu
kaybetmiş halde "Allahım beni koru" diye inlerken O, "Ya Rabbi, ümmetimi koru"
niyazında bulunacaktır. İsrafil'in "sur" ismi verilen borusu O'nun ümmeti sebebi
ile çalacak; ölmüşler böylece yeniden dirilecektir. Kıyamet gününde herkes,
O'nun şefaat etmesi için eteğine yapışacaktır. Ey İsa, Muhammed Mustafa'nın
Peygamberliğini tasdik ve O'na iman et. Ben azimüşşan Adem'i cennet ve cehennemi
O'nun sevigsi uğruna yaratdım. Eğer onu halk etmeseydim, hiçbir şeyi
yaratmazdım!
Veheb bin Münebbih hazretleri Allahü tealanın buyurduklarını semavi bir kitaptan
naklediyor:
-Hak ve adalet O'nun şiarıdır. O'nun dini islamdır. Onun bereketiyle dargın
gönülleri barıştırır, ayrı tabiattaki insanları birleştiririm.. O'nun ümmetini
ihlas ve ibadet yönünden öbür ümmetlerden üstün tutarım. Benim hoşnudluğumu
kazanmak için evlerini barklarını, çoluk çocuklarını terk edip cihada gider,
kafirlerle savaşır ve Allah yolunda seve seve canlarını verirler. Onlar namazda
ve cihadda saflarını düz tutarlar.
Namazlarını acele etmeden sakin sakin ve şartlarına uygun kılarlar. Her yerde
beni anar, uzun gecelerde namaza kalkkar, gündüzleri din düşmanlarına meydan
okur, arslanlar gibi döğüşürler. Bütün bu hasletler O'nun hatırı için ümmetine
ihsan ve nimetlerimdir. Ben her şeye kadirimdir...
Gelen işte böyle bir Peygamberdi. Her cephesi ile örnek ve üstün insan. Melekler
ve Peygamberler bu gelişi müjdeliyordu.
Nitekim o büyük insanın doğumundan beşyüzaltmış sene önce Ka'b bin Lüey de ilahi
kitaplarda okuduklarından duygulanır ve O'nu şiirler okuyarak müjdeler:
İnsanlar gafletteyken gelir yüce Peygamber,
Muhammeddir, doğrudur, O'ndadır doğru haber.