İlahi Dinlerde Tesettür
Tesettür, kadın ve erkeğin namazda ve namaz dışında avret mahallini örtmesi
demektir.
Cenab-ı Hak buyuruyor:
"Ey Ademoğulları! Size avret yerlerinizi örtecek bir elbise, bir de giyinip
süsleneceğniz elbise indirdik. Takva elbisesi ise, o hepsinden daha hayırlıdır.
Bu Allah'ın ayetlerindendir. Ta ki iyice düşünsünler."
(Araf Suresi 26)
"Şeytan Adem ile Havvanın avret yerlerini açmak için onlara vesvese verdi ve
dedi ki: Rabbinizin size bu ağaca yaklaşmanızı yasaklamış olması yalnızca sizin
iki melek olmanız ve ebedi yaşayanlardan bulunmamanız içindir ve "Gerçekten ben
size öğüt verenlerdenim "diye yemin etti. Böylece onları aldattı, ağaca
tattıkları anda ise avret yerleri kendilerine beliriverdi ve üstlerine cennet
yapraklarından yamalar örtmeye başladılar. Rableri seslendi: "Bensizi bu ağaçtan
menetmemişmiydim? Ve şeytanın da size düşmanınız olduğunu söylememişmiydim?"
Dediler ki "Rabbimiz, biz nefislerimize zulmettik, eğer bizi bağışlamazsan ve
bize merhamet etmezsen gerçekten hüsrana uğrayanlardan olacağız."
(Araf Suresi20-23)
"Ey Adem Oğulları! şeytan ana ve babanızı, avret yerlerini kendilerine göstermek
için, elbiselerini soyarak nasıl cennetden çıkardıysa, sakın size de bir fitne
(tuzak) kurmasın. Çünkü o da, kabilesinden olanlar da sizi, sizin kendilerini
görmeyeceğiniz yerlerden muhakkak görürler. Biz şeytanları, iman etmeyenlerin
dostları yaptık"
(Araf suresi 27)
Allah, Hz.Adem ve Hz.Havva'nın çıplaklığını örtmüştü, yasağın ihlalinden sonra
ise örtüyü kaldırmış, çıplaklıklarının utancını gidermede onları kendi
çabalarıyla bırakmıştı. Kur'an'a göre Hz.adem ile Hz.Havva, örtünme güdüleri ve
bu yüzden örtünme çabalarıyla birlikte yeryüzüne indirilmişlerdi.
İnsanlar yeryüzündeki görevlerini unutarak dinlerinden saptıkça, kadının örtünme
olgusuda saptırılmıştır.
Yahudiler, tesettürü kadına zulmetme ve buyurma aracı olarak gördüler. Talmut'a
göre, başına örtü örtmeden sokaklarda dolaşan bir kadını kocası mehir ödemeden
boşama hakkına sahiptir. Talmut müfessirleri kadının kaburga kemiğinden
yaratıldığı kabulünü olduğu gibi, onun örtülü oluşunu da mütevazi, alçakbaşlı ve
haddini bilir olması gerekliliğiyle açıklıyorlardı. Böylece kadının örtünmüşlüğü
bu inanışla ezilmişliği ifade eden bir araç olmaktan ileri geçmiyordu.
Tahrif edilmiş İncil'de ise, "Kadınların örtünmelerini, erkeklerin kadınlar
karşısındaki üstünlüğünü ifade etmesiyle açıklamıştır. "Pavlus'a göre, son
derece alımlı bir şey olan kadının uzun saçı, ona örtülmesi için verilmiştir."
(İncil, Korintoslulara Mektuplar : 39)
Bu konudaki görüşlerini Korintoslular'a yazdığı bir mektupta açıklayan Pavlus,
Tarsus'lu ve yahudi kökenli bir havaridir. Pavlus'a göre her erkeğin başı
Hz.İsa'yı, bir kadının başı ise kocasını temsil etmektedir. Bu yüzden, başına
bir şey koyarak ibadet eden erkek ile başına bir şey koymadan ibadet eden kadın,
başlarını kirletmektedir. "Çünkü böyle bir kadın, sdaçları kökünden kazınmıi bir
kadının ta kendisidir. bir kadın başını örtmüyorsa, saçını kestirsin. Ama saçını
kısa kestirmek veya kazıtmak, bir kadın için aynı şekilde utanç verici bir
şeydir. Kadın başını da örtmelidir. Erkek tanrının kopyesi ve onun yansımış
ışığı olduğu için, başını örtmez. Ama kadın örtünmeli, çünkü o erkeğin yansımış
ışığıdır. Başlangıçta erkek kadından yaratılmadı, tersine kadın erkekten
yaratıldı. Kadın, erkek için yaratıldı. Ama, erkek kadın için yaratılmadı. Kadın
bu sebepten de başının üzerine bir şeyler örtmelidir. Meleklerden ötürü, onlara
karşı koruyucu bir güç olarak ve şimdi siz kendinizi yargılayın, kadının
örtünmeden tanrıya ibadeti yakışır mı? (İncil, Korintoslulara Mektuplar : 393)
Başörtüsü Yahudiler için, putperest kadınlarda olmayan bir ar ve namus simgesi
idi. ayrıca, ibadet ederlerken de başlarının örtülü olmasına dikkat ediyorlardı.
Hatta sabah duasını tallit denilen, ipek ya da yünden yapılmış kenarları
püsküllü dörtgen biçiminde özel bir kumaş örtüyü örtme geleneği Yahudiler de
devam etmektedir.
Baş örtüsü Hristiyan kadınlar arasında yaygındı. Başörtüsünün dindar
Hristiyanlar için taşıdığı anlam, Hristiyan bilgini, Tetulinin kadınlarrın
başlarını örtmeye çağrısında tanımını bulmaktadır. "Bakire yalvarırım başını bir
örtüyle ört! İffetli edep silahına sarıl, etrafını hicab duvarıyla çevir,
cinsiyetine ne kendi bakışlarının, ne de glip geçen bakışlarının sızmayacağı bir
duvar ör, kadınlara ait bu giysiyi bakireliğini korumak için taşı.
Hristiyan toplumlarda başörtüsü, asırlar boyu kadının evli olduğunu gösteren
işaretti. Evli olan bir kadının başı şöyle örtülürdü: saçını içine toplamış
olduğu ağın üzerine, yüzünü de kapatan bir baş örtüsü örter, bu baş örtüsü
kalçaya kadar iner, bazen önden açık bırakılır veya çene altında bir iğne ile
tutturulurdu.